• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/kosapinar.koyuhaber

KÖY OYUNLARIMIZ

İMAM 

Oyuncular: İmam: 
Başında büyükçe bir kavuk, sırtında kalın bir palto, elinde uzun bir değnek vardır. Kavuğun ortasına içi su dolu bir tas yerleştirilecek görünmeyecek şekilde sarılmıştır.

Öğrenciler: Günlük kıyafetiyle dört - beş kişi. Öğrenciler biri, oyunu bilmeyenlerden seçilir. 

Muhtar: Günlük kıyafetiyle bir erkek. İmam selam vererek ortaya gelir, köyün muhtarına sorar.Muhtar ortaya çıkar. İmam, köye imam olmak ve öğrenci okutmak istediğini anlatır.Muhtar kabul eder ve öğrencileri çağırır. İmam bir sandalyeye öğrenciler de diz çökerek yere otururlar. İmam, dersin konusunu anlatır: "Ebced, hevvez, huddi..." gibi sözler söyler.Sonra öğrencilere ayrı ayrı sorar.

Oyunu biler öğrenciler kasten yanlış cevap verirler.Hoca onları sopalar.Oyunun akışını bilmeyen öğrenciye sıra gelince o, hocanın söylediğini aynen tekrarlar. Hoca,"Aferin evladım,sen hoca oldun, kavuğumu sana vereyim" diyerek içi su dolu olan tası kendi başından çıkarıp öğrencinin başına geçirir.

(Aşkale - Koşapınar köyü) TEZEK TOPLAMA Oyuncular: Baba: Yoksul görünümlü bir kişi. 

Kızlar (2 Kişi): Genç kız kılığına girmiş erkekler. 

Hoca: Başında sarığı, sırtında kalın paltosu bulunan bir kişi. 

Muhtar 

Köylüler 
Baba, kızlarıyla birlikte bir köyde yaban tezeği toplamaya gider.Muhtardan izin alır.Kendisi muhtarın yanında kalır.Kızlar,kırdan tezek toplamaya giderler.Yere eğilip kalkarak tezek toplama hareketleri yaparlar.


Biraz sonra kızlar koşup babanın yanına gelirler.Köylülerden birini göstererek "baba, anbu oğlan bize göz edir" derler.Baba, gösterilen delikanlıyı ortaya alarak döver. Kızlar biraz sonra bir başka delikanlıyı gösterirler. Baba, onu da döver.

Daha sonra kızlar,muhtarı babaya şikayet ederler. "Anbu adam bize göz edir" diyerek babaya gelirler.O da muhtara "ayıp değil mi utanmir misen?" diye bağırır.Kızlar muhtarla evlenmek istediklerini söylerler.

Nikah kıymak üzere hocayı getirirler.Nikah başlamadan önce kızlar yine "anbu hoca bize göz edir" diyerek hoca ile evlenmek istediklerini belirtirler.Hoca ile muhtar arasında anlaşmazlık çıkar.Sonunda kızlar hocanın yanında yer alırlar ve çalgı eşliğinde bir süre dans ettikten sonra odayı terk ederler.

 (Aşkale - Koşapınar köyü) GÖÇ Oyuncular: 

Baba:
Orta yaşlı bir köylü. 


Anne:İhramlı, yaşmaklı, kadın kılığında bir erkek. 

Birinci oğul:Yirmi beş yaşlarında havai bir genç. 

İkinci oğul:On sekiz yaşlarında uysal bir genç. 

Ağa:Yaşlıca, tipik bir köy ağası. 

Öküzler (iki kişi): Montunun yünlü kısmını arkasına geçirmiş, başını ve yüzünü boyun atkısıyla kapatmış gençler. 

Eşek: Ahırdan çıkarılmış gerçek bir eşek. 

Köy bekçisi: Başında şapka, elinde değneğiyle bir köylü. 

Kurt: Vücudu yünlerle kaplı bir kişi. Oyun,köy meydanında oynanır. Geçim sıkıntısı çeken köylü ailenin büyük oğlu para kazanmak için gurbete gider. Ailenin kalan fertleri baba, anne ve ikinci oğul Erzincan'a göç ederler. Orada bir ağanın yanına giderek iş isterler.

AĞA - (Arazisini gösterir) Bu araziyi ekin, biçin, mahsulün ikisi benim biri sizin olsun. Meydana bir kara saban getirilir. Öküzler boyunduruğu bağlanır, tarla sürme hareketleri yapılar. Tarla sürüldükten sonra biçilir, harman edilir. Harman sonunda baba - oğul, ağanın arazisinden elde edilen ürünü bölmeye başlarlar

.BABA - Bu ağaya, bu bize, bu da bize, anbu da bize. (Oğluna dönerek) tamam mı oğul. 

OĞUL - Ama baba... bize çoh oldi. Hahsızlık değil mi bu? 

BABA - Sus ulan sen ne bilirsin, bizim anamız dinimiz ağladi bu mahsulü galdırana gadar. Çoği bizim olacah. (Bölme işine devam eder.Oğluna dönerek) öküzleri meraya götür, otlasınlar. Oğlan, öküzleri meydanın dış kısmına çıkarır. Biraz otlatma hareketleri yapar.

OĞUL - (Bağırarak) Baba, gurt öküze saldırır. Baba,tüfeği alır,kurda ateş ederken yanlışlıkla öküzün birini vurur.Baba, anne ve oğul öküzün başına toplanıp ağlaşırlar.Diğer öküz de gelir,duyduğu üzüntüden dolayı böğrüşmeye başlar.

BABA - Öküz bıçahsız çıhdi. Ama, biz gine kesah, bıçahli diye satarıh. Ölmüş öküzü keser,etini ayırırlar.Bir budunu ağaya gönderirler.Diğer budunu da köy bekçisine sus payı olarak verirler.Bu arada gurbette oğlandan mektup gelir.Baba, mektubu açıp hanımının ve diğer oğlunun yanında okumaya başlar. BABA - (Mektubu okur) Kıymetli babacığım mektubuma başlamadan evvel selam eder, ellerinden öperim,hayırlı dualarını beklerim. Anneme selam eder, ellerinden öperim.(Bu kısım da baba, hanımına dönerek).Sene de selamı var gari. (Mektubu okumaya devam eder).Baba, duydum ki Erzincan'a göç etmişsiniz.Siz hiç merak etmeyin, sizin sırtınızı yere getirmeyeceğim. Burada çok para kazanıyorum.Babacığım, Ahmet ağanın kızını da unutmayın. (Baba,kendi kendine söylenir). Vay gavurin oğli, gine gız meselesi. (Mektubu okumaya devam eder).Son baki selam, acele cevap beklerdim. Mektup bittikten sonra çok sevinirler.Bu arada diğer öküz de bir kaza sonucu ölür.Öküzlerin kadavrasını bir kenara atarlar.Biraz sonra büyük oğul, "gurbetin yolları" türküsünü okuyarak meydana gelir.

Babasıyla,annesiyle,kardeşiyle sarılırlar,hasret giderirler.Karşılıklı konuşma sırasında oğlanın köye parasız geldiği anlaşılır.Gurbette kazandığı parayı kumarda,gayri meşru yollarda tüketmiştir. Bunu duyan baba, baygınlık geçirir,yere düşer.Anne, silahı çekerek kendisini vurur. Baba uyandırılır.Beraberce anneyi eşeğe bindirirler ve hastaneye götürürler.

(Aşkale - Koşapınar köyü)  Doktor (Aşkale - Koşapınar köyü)

DOKTOR Doktor,masanın başındaki sandalyeye oturur.Dünürcülere hitaben hastaları muayene edeceğini söyler,önce kendi ekibindeki arkadaşlarından birini muayene eder."Başka hasta var mı?" diye sorar. 

Birkaç kişinin ismi verilir.O kişiler doktorun yanına gider.Doktor, hastayı muayene ettikten sonra "sende kalp hastalığı var" der.İlaç yazar,sonra eczacıya gönderir.

Eczacı ilacı verir.Hasta "borcumuz ne?" diye sorduğunda eczacı örneğin "yüz bin lira vereceksin" der.Hasta çıkarır ücreti verir.Aynı işlem birkaç misafire yapılır.Kimine romatizma,kimine ülser gibi teşhisler koyarak reçete yazıp ücretini alırlar.

(Aşkale - Koşapınar köyü) NALBANT Oyuncular:

 Nalbant - Öküz - Tezgah - Yardımcılar (2 kişi) Öküz rolündeki oyuncunun elleri ve ayakları bağlanır.Tezgah olacak kişinin iki ayağı öküzün el ve ayaklarının arasından geçirilir.İkisi birlikte ters çevrildiğinde tezgaha yatırılmış öküz pozisyonu elde edilir.

Nalbant, yunacakla öküzün tırnaklarını yontma ve çekiçle nal çakma hareketleri yapar. Yardımcılardan biri öküzün ayağını tutar,diğeri de başını tutarak, göğsünü okşar.Öküzün ayağına nal çakma işlemi bitince karnını açarak göbeğine su döker,ellerini ve ayaklarını çözerler. 

(Aşkale - Koşapınar köyü

Facebook

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam2
Toplam Ziyaret119767
Anket
DERNEĞİMİZ ÇALIŞLARINI NASIL BULUYORSUNUZ?
Hava Durumu
Anlık
Yarın
14° 0°